30 Haziran 2020 Salı 15:10
Almancı Türkler, Yabancı Kişiler Ve Kurumlar,  Katma Değer Vergisi Kanununda Yer Alan Bu Büyük Avantajdan  Haberiniz Var Mı?

Yazımıza başlamadan önce şunu belirtmek isteriz ki Almancı Türk’lerden kastedilen Türkiye dışında Avrupa’da, Asya’da, Amerika Birleşik Devletlerinde, Rusya’da, Çin’de, Uzak Doğuda, aklımıza gelmeyen diğer ülkelerde bulunan, çalışma veya oturma izni alarak oralarda yaşayan Türk Vatandaşlarıdır.

Yazımızın konusu 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 13.maddesinin i bendinde yer alan ve 01.04.2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe konulan kanun maddesidir. Bahsi geçen kanun maddesi Türkiye’de Konut veya İşyeri yatırımı yapmak isteyen Türkiye dışında yaşayan Türk Vatandaşları, Türkiye dışında yaşayan yabancı uyruklu vatandaşlar ve Türkiye’de işyeri bulunmayan kurumlara Türkiye’de ilk defa teslim edilecek Konut veya İşyerleri için fatura düzenlenirken  Katma Değer vergisi gösterilmemesi ve bahsedilen kişilerden Katma Değer Vergisinin tahsil edilmemesini ifade ediyor.

Türkiye’de yaşamayan bu kişilere sağlanan büyük KDV avantajının şartlarını bir örnek ile açıklamaya çalışalım. Almanya’da yaşayan Mehmet amcamız veya Fransız vatandaşı Henry, ek gelir sağlamak amacıyla parasını Türkiye’de değerlendirerek yatırım yapmak istiyor ve bunun için beğendiği bir evi satıcı firmayla anlaşıp 200.000 Euro’ya  alarak kiraya veriyor.

Mehmet amcaya beğendiği evi satan firmanın bu evi ilk defa satışa konu etmesi gerekir yani bu ev daha önce hiç satılmamış olması gerekir. Müteahhit firma inşaatına başladığı ve bitirdiği evi yapı ruhsatını aldıktan sonra içinde fiilen yaşamaya hazır bir şekilde ilk defa Mehmet amcaya satması gerekiyor. Örneğin Müteahhit firma evi tamamlayıp bir emlakçıya satarsa ve Mehmet amca bu emlakçıdan evi almaya kalkarsa ilk teslim şartı gerçekleşmediğinden bu istisnadan yararlanamayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus evin istisnadan yararlanılarak alınabilmesi için ilk defa kendilerine teslim edilmesi ve tapuda ilk devir kaydının kendilerinde olması gerektiğidir.

Bu istisnadan yararlanmanın diğer şartı, Konut veya iş yeri satışında satış tutarının en az %50’sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. Yani Mehmet amcanın 200.000 Euroya aldığı evin bedelinin yarısı olan 100.000 Euro’yu firma tarafından satış faturası düzenlenmeden önce Türkiye’ye getirerek firmaya ödemesi gerekiyor. Kalan 100.000 Euro ise 1 yıl içinde ödenmesi gerekiyor. Ödemelerin firmanın Bankalarda bulunan hesabına yapılması işlemlerin tevsiki açısından önemli.

Son şart ise KDV ödemeden alınan Konut veya İşyerinin 1 yıl süreyle elden çıkarılmaması. Konut veya işyeri satışını yapan firmalar satış yaptıktan sonra ilgili Tapu Müdürlüğüne bahsi geçen konut veya işyeri için KDV tahsil edilmediği yönünde bilgi verirler. Tapu Müdürlüğü ilgili konut veya işyerinin sayfasına 1 yıl içinde satılması halinde KDV tahsil edilecektir şerhi düşer. Bu avantajdan yararlanmak isteyenler 1 yıl süreyle aldıkları Konut veya işyerini ellerinde tutmaları yararlarına olacaktır. Dolayısıyla örneğimizdeki Mehmet amca aldığı konutu 1 yıl süreyle elinde tuttuktan sonra satarsa KDV avantajından yararlanacaktır. Ancak satın aldığı daireyi 1 yıl içinde satarsa zamanında kendisinden tahsil edilmeyen Katma Değer Vergisi gecikme faizi ile birlikte kendisinden tahsil edilecektir.

Yukarıda özet haline yer verdiğimiz Katma Değer Vergisi avantajı yeni sayılabilecek bir uygulama olup kanaatimizce Türkiye’de Konut ve İşyeri yatırımı yapmak isteyen Türkiye dışında yaşayan kişi ve kurumlar için karar verme süreçlerinde önemli bir rol oynayacaktır.

Vergi Müfettişi Orhan BAYTEKİN

EMLAK365.COM ÖZEL HABERİDİR, AKTİF LİNK BAĞLANTISI VERİLMEDEN HABERİN BİR BÖLÜMÜ YA DA TAMAMI KOPYALANAMAZ / ALINTILANAMAZ...

Emlak365.com


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.