banner82
26 Mayıs 2018 Cumartesi 16:00
Kamulaştırma ve İmar Planı Değişikliği İçin Emsal Karar Çıktı!
Anayasa Mahkemesi Kararı İptal Etti 

Yüksek mahkeme başvuruları birleştirerek görüşme kararı alarak dava sürecini başlattı. İtiraza konu olan geçici 11. maddesinde ise ek 1. maddenin birinci fıkrası kapsamında yer alan ve söz konusu maddenin uygulamaya geçirildiği tarihin öncesinde tasarrufu hukuken kısıtlanmış olan taşınmazlar için belirlenen 5 yıllık sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamasının öngörüldüğü belirtildi. 5 yıllık sürenin sona ermesinin imar yolu ile el atma işlemlerine karşı idari mahkemeler üzerinden dava açılması için kullanılan bir koşul olması adına düzenlenmiş olduğuna dikkat çekildi.

Aynı zamanda itiraza da konu olan kuralın, belirlenen hükmün yürürlüğe girmiş olduğu tarihin öncesinde kısıtlılık sürelerinin dikkate alınmadığından kaynaklanması sonucu ortaya çıktığı belirtilerek "Dolayısıyla bu düzenleme, zaten kısıtlılığı devam eden taşınmazlar yönünden Kanun'un ek 1. maddesiyle maliklere tanınan idareye başvuru ve idari yargıda dava açma hakkının kullanılabilmesi için geçmesi gereken 5 yıllık süreyi yeniden başlatmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Mülkiyet Hakkına Müdahale Olarak Kabul Edildi 

Kamulaştırma yapılmadan mülkiyete el konulması nedeni ile söz konusu kararın mülkiyet hakkına müdahale olduğunu belirten Anayasa Mahkemesi, müdahalenin yapılmasının kanuni dayanağı olarak gösterilen Anayasanın 35. maddesinin de mülkiyet hakkının kamu yararı amacı ile sınırlandırılabileceğini ancak mülkiyet hakkına müdahale edilirken asla kişinin temel hak ve özgürlüklerine müdahalede bulunulamayacağına dikkat çekti.

Anayasa Mahkemesi Mülkiyet Hakkı Emsal Karar Metni 

"Başka bir ifadeyle mülkiyet hakkından dilediği gibi tasarruf edebilmesi ve yararlanabilmesi kısıtlanan malikin kamulaştırma bedeline kavuşabilmesi veya söz konusu kısıtlılık halinin kaldırılarak mülkiyet hakkından yararlanabilmesi için geçmesi gereken 5 yıllık sürenin yeniden başlaması söz konusu olmaktadır.

Kanun koyucu bu süre nedeniyle malikin uğradığı zararları telafi etmeye veya gidermeye yönelik herhangi bir düzenleme ise getirmemiştir. Üstelik bu kısıtlılık nedeniyle açılacak davalarda taşınmazı kullanamamaktan doğan zararların tazminine yönelik bir düzenleme mevcut olmadığı gibi itiraz konusu kural, yürürlük tarihinden önceki kısıtlılık sürelerinin de dikkate alınmamasına yol açmaktadır.

Bu durum ise malike aşırı bir külfet yüklemekte ve kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi malik aleyhine bozmaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kuralla mülkiyet hakkına yapılan müdahale orantılı değildir."
Son Güncelleme: 26.05.2018 16:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.